ŞARKÖY’DE KURTULUŞ BAYRAMI GEÇMİŞTE BÖYLE KUTLANIRDI

 

Şarköy’de gün geçtikçe geçmişte yaşanılan güzellikleri arar oluyoruz. Yaşımızın elverdiği dilimde, büyüklerimizden bizlere aktarılan, bizim sorup öğrendiklerimizi paylaşıyoruz bizi okuyanlarla.. Gönül isterki çok kişiye ulaşalım.. İlçemizin bizim ulaşabildiğimiz geçmiş tarihinden izlerini çocuklarımıza aktaralım..

Yazı: İsmail SUBAŞI

17 Kasım Salı günü kutlayacağımız “Şarköy’ün Kurtuluş Günü” de, son birkaç yıldan beri geçmişi aratan, özleten programlar gerçekleşiyor.

Şarköy’ün köklü ailelerinden rahmetli (Kasap) İhsan Akbulut’la hayatta iken vakti zamanında işgal ve kurtuluş günleriyle ilgili sohbet etmiştik.

Mustafa Kemal, 9 Eylül’de İzmir’e girerek, Yunan Ordusu denize dökülmesinin ardından, Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. 20 Temmuz 1920 tarihinde Şarköy’ü işgal etmişti. Bu işgal, savaşı kaybeden Yunanlıların olmasına rağmen, Şarköy’ü boşaltmamışlardı. Şarköy her hangi bir çarpışma, müsadere olmadan,  Tekirdağ’dan kalkan demirden yapılmış bir Çatanaya (bir deniz taşıtı) bindirilmiş, 1 subay, 10 askerle 17 Kasım 1922’de önce Mürefte limanına yanaşmak istemiş, denizin dalgalı olması nedeniyle, vazgeçip, öğlen üzeri Şarköy’ün tahta iskelesine yanaşarak inmişler. (Şimdiki iskelenin bugünkü hali 1952’de yapılmıştır)

Subay ve askerlerden oluşan 11 asker, bugün Kent Müzesi olarak kullanılan, Jandarma Karakol binasına gelerek, Yunan komutanından protokolla, kasabayı teslim alıyorlar. Buradan da Mürefte’ye giderek, aynı uygulama orada da yapılarak teslim alınıyor.

24 Temmuz 1953’de imzalanan Lozan Antlaşması ve maddeler içinde yer alan Mübadele’ye kadar, Şarköy, Mürefte, Hoşköy, Gaziköy, Eriklice gibi bölgelerde yaşayan Rumlar, Yunan askerinin gitmesiyle eskiden olduğu gibi Türklerle iç içe yaşamaya devam etmiştir. Mübadelenin yürürlüğe girmesi ile Rumlar Yunanistan’a, Selanik ve Üsküp yöresinden Türkler de Şarköy’e iskan edilmişlerdir.

Çocukluğumuzda Şarköy’ün her 17 Kasım’ında  coşkulu, ahalinin daha fazla iştirak ettiği, bayramların daha fazla sevinç gösterileri içinde olduğu kutlamalar yapılıyordu.

Şarköy’deki tüm okullar kutlama programına katılıyorlardı. İlkokul öğrencileri beyaz yakalı siyah önlük (Halk arasında bu önlüğe, belden yukarısını kapladığı için ‘Kara Göğüslük’ denilirdi.) Ortaokulların erkek öğrencileri şapkalarıyla, en yeni kıyafetlerini giyerek katılırdı. Halk yürüyüşünde ise meslek gurupları, futbolcular, Gaziler, avcılar, folklor ekipleri vs. herkes mahalli kıyafetleri ile katılırdı. Sahilden asker silah atarak çıkarma yapar, siyahlar içindeki “Kurtuluş Kızı”nı kurtararak, üzerindeki örtüyü kaldırır, Türk Bayrağı kuşaklı elbisesi ortaya çıkardı. Malkara’ya bağlı Ortaköy’den asker gelinen Kurtuluş Günlerinde ise, süngü muharebesi yapılır, düşman bozguna uğratılırdı. Kurtuluş Kızının esaretten kurtarılmasının ardından, belediye tarafından temin edilen küçükbaş hayvan kurban olarak kesilirdi. (Bu gelenek 1985’li yıllara kadar devam etti, sonra bir daha yapılmadı)

Günün anlam önemine yönelik konuşmalar yapılır, şiirler okunur, artık geleneği olmayan Destanlar okunurdu. Destan okuyanlar ve gaziler Şarköy dışından gelirdi.

Öğrenciler folklor giysileri içinde gösterilerini sunar, ardından, mahalli giysiler içinde kendi yöremiz başka yörelere ait oyunlar oynanır, ağıt şeklinde uzun havalar söylenir, müsamere şeklinde gösteriler yapılırdı.

1975 yılında, o zaman ki lise öğrencilerinin oynadığı Kurtla-Kuzu oyunu çok beğenilmişti. O öğrencilerden bazılarının isimleri; Birol Horoz, Cimbam lakaplı Hüseyin Ocak (İtfaiyeden emekli), Ali Akkoç idi. Daha sonra kasabanın büyükleri mahalli oyunlara katılır, bayram alanında bulunanları coşturur, alkışlar arasında tören sona ererdi.

Başta; Kaymakam, Garnizon Komutanı, Belediye Başkanı, Emniyet, öğretmen ve öğrenciler, Avcılar, Çiftçi Mallarını Koruma Derneği, Ziraat Odası, Esnaf Odası ve diğer kurumlar resmi geçit töreninde yer alırlardı. Belediye Bandosu en güzel şarkı ve türküleri, marşları çalardı.

Törenlere, o günkü kısıtlı olanaklara rağmen, köylerden de katılım olurdu.

Benim derleyip toparladığım geçmişe yönelik kurtuluş günleri bu kadar..

Yazıyı okuyanlar, varsa eksiklerimiz, yorumlarıyla ekleyebilir, tarihimize not düşmüş oluruz.

 

www.sarkoyunsesi.com.tr


Yorumlar

Sizde yorum yapın;

Adınız-Soyadınız :
Email Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu : 26768
selim şarköy diyor ki;
İsmail'cim birol horoz,hüseyin ocak falan 1975 te henüz kısa pantalonla geziyordu,bilgine.Ama çok güzel yazılar olmuş eskiyi yaşattın eline emeğine sağlık.